www.radiomerkezi.com

 

                             Ana Sayfa     Sık Kullanılanlara Ekle     | Açılış Sayfası Yap    |    Reklam Ver  |     İletişim  

 

 

 

yerli radyolar
yabancI radyolar
televizyonlar
gazeteler
eğlence
 

                                                                 BÜYÜ

                                                  

                      
İSLAM'DA BÜYÜ

Sihir Arapça bir kelimedir ve Türkçe'deki karşılığı Büyüdür. Büyü halk arasında yaygın olarak bilinen şekliyle, bir takım dualar ve efsunlarla, yapan veya yaptıran kişilerin niyetlerine göre gerçekleşen, büyücülerin yazdıkları anlaşılmaz yazılar ve çizgilerle yapılan kötülükler ve pek çok konuda iyi veya kötü niyetli olarak yapılan tılsımlar; insanların istemedikleri şeyi kötü ruhların etkisiyle yapar hale gelmeleri ve bu konuda zorlanmalarıdır. Büyü yapanların büyüye alet edilen bilgiye sahip olmaları yeterlidir.

İslam aleminde de bazı ayet ve dualar kullanılarak büyüler, sihirler yada bir başka deyimle tılsımlar yapıla gelmiştir. Bazı büyülerde çeşitli emtialar kullanılmakla beraber çoğunlukla bitkilerden yararlanılmıştır. Bu büyülerde de amaç kişileri istem dışı bir etki altına almaktır.
Çok değişik çeşitleri olan büyüler yapılmaktadır. Bunlar çok eskilerden beri insanlar tarafından yapılmaktadır.
Mesela bir mum heykelcik ile bir insanı öldürebilirsiniz.
Bir sabun ile bir kişiyi öbür tarafa gönderebilirsiniz. Bazen bir iplik üzerine düğüm atmakla da birisinin kısmetini veya bazı organlarını bağlayabilirsiniz, kurutabilirsiniz.
Bazen de yenilecek olan maddelere okunarak yapılabilir, veya bir ipliğe düğüm atılarak yapılabilir, genellikle muska diye tabir ettiğimiz ameliyelerle yapılmaktadır. Büyü yapmak çok tehlikelidir. Allah korusun insanı dinden çıkartmaz ama çok büyük günahkâr yapar. Bir çok büyü usulü vardır.
Sihrin en büyük tesiri ruhlar üzerindedir, fikirleri bozar, kalpleri çeler, ahlakı perişan eder, toplumların altını üstüne getirirler. Şu halde sihrin aslı yoktur diye aldanmamalıdır.

İçlerinde Ehli Sünnet alimlerinin de bulunduğu bir kısım kimseler, büyünün etkisine inanmayıp, Allah'ın izin vermediği hiçbir şey gerçekleşemez diyerek, Mutelize'ye uygun bir görüşle Allah böyle şeylere izin vermez demişlerdir. Ancak bu görüş çok isabetli olmasa gerektir. Çünkü dünya bir imtihan yurdudur. Burada her şey sebepler dairesinde cereyan eder. İnsan, ister iyiyi, isterse kötüyü tercih edip istesin, Allah o fiili yaratır. Elbette her şeyi yaratan Allah'tır. Allah kötü şey yaratmaz demek, güya kötülüklerden Allah'ı tenzih etmek anlamına geliyor gibi görünüyor. Ancak o zaman var olan kötülüklere başka bir fail ve yaratıcı aramak akla geliyor ki, bu Allah'ı kötü işlerden ve şerlerden tenzih etme adına bile olsa şirke giden açık bir yoldur. Her şeyi yaratan Allah'tır. Kul ister Allah yaratır. Bunun hayır ve şer olması fark etmez.

Elmalılı Hamdi Yazır, ünlü tefsirinde sihri şöyle tarif ediyor; Lugat anlamıyla sihir, her ne olursa olsun, sebebi gizli olan ince şey demektir. Nitekim fecir vaktinin başlangıcına da, ufuk çizgisinin inceldiğinden dolayı sinin fethi ile sehar denilir. Bu anlamda, yani sebebi gizli olan şeyleri bilmek ve tanımak anlamıyla sihrin küfür olmayacağı açıktır. Ancak dini geleneklerdeki anlamıyla sihir sadece bu demek değildir. Sebebi gizli olmakla beraber, gerçeğin aksine tahayyül olunan yıldızcılık, şarlatanlık, hilekarlık yolunda cereyan eden herhangi bir şey demektir. Halk dilinde de bu anlamda kullanılır; yani sihir denildiği zaman bu anlaşılır ve bu da çirkin bir şeydir. Çünkü bunda esrarengiz bir şekilde hakkı batıl, batılı hak; hakikati hayal, hayali de hakikat olarak göstermek vardır. Nitekim 'İnsanların gözlerini büyülediler' (Ar'af 7/116), 'Sihirler sayesinde ipleri ve sopaları onun hayalini büyüledi, çünkü onlar gerçekten yürüyor gibiydiler' (Taha 20/66) buyurulmaktadır. Bununla beraber özel olarak bazı övgüye değer şeyler ve gerçekler için iyi manada kullanıldığı da olur.

Müslümanlar büyüyü Museviler, Suriyeliler, İranlılar, Geldaniler ve Yunanlılardan almışlardır. Bu kavimlerin eski çağlardan kalmış büyü kitaplarından yararlanmış, büyüyü ona göre uygulamışlar, aynı yöntemi kullanmışlardır. Çeşitli dönemlerde yazılan kitaplarla ve daha çok büyücülerin sırları, gizli duaları, müritlerine aktarma özel deyimiyle el verme- yöntemiyle çok evvelki zamanlardan günümüze kadar, büyü her çağda beslenmesine yardımcı bir ortam bulmuştur.

Müslümanların büyüye olan tutkularının nedeni cinlere olan inançlarına bağlanmıştır. Cinlerin varlığına inandıklarından, onlar vasıtasıyla kötülük gelebileceğine de inanmışlardır. (İslam Ansiklopedisi)

 

                                  1   2   3   4   5   6   7   8   9   10

                                                    

                                                        Ana Sayfaya Dön

 

 

 

 

 

 
                             Ana Sayfa    | Sık Kullanılanlara Ekle     | Açılış Sayfası Yap    |   Reklam Ver  |     İletişim  

 

        

                                                                                                                                     Hosting TOPlist